YORUMLAR

HERHANGİ İLETİŞİM BİLGİSİ İÇEREN YORUMLAR ONAYLANMAYACAKTIR !

13 Şubat 2014 Perşembe

Evli Talebem Seda İle Fantastik Seksimiz


Herkese merhabalar. Bu müthiş azdırıcı siteyi oldukçadir takip ediyorum ve birbirinden hoş ve bir o kadar da fantastik hikayeler okuyorum. Bu zengin kaynağa ben de birşeyler katayım ve başımdan geçeni sizlerle paylaşayım istedim. Adım Abdullah, (Öğretmenim), işim gereği Denizli’de yaşıyorum. 26 yaşında, atletik vücutlu (1.74 boy, 72 kilo), bakımlı ve yakışıklı biriyim. Haftasonları Mesleki Açıköğretim Lisesi derslerimiz var. Benim de haftalık 10 saat Cumartesi günleri okulda 11. sınıflara dersim var. Sınıfım pek kalabalık değil. Meslek Lisesi olduğu için yalnızca bir tane kız öğrencim var, o da evli. Adı Seda, 23 yaşında, 1.60 boyunda ancak bakımlı, çok hoş ve bunun yanı sıra da çok seksi birisi. Onu görebilmek için her haftasonunu iple çekmişimdir. Seda ile ders dışında pek fazla münasebetimiz olmazdı. Ta ki, birinci dönem yaptığım sınavlarda onu baştan ayağa süzene kadar. O zaman ilk defa fark etmişti onu inceden süzdüğümü. Hem utanmıştı, hem de güzeluna gitmişti. Teneffüs aralarını haftasonları 20’şer dakika verdiğimizden, herkes çıkıp giderdi okul dışına; ama Seda gitmezdi, otururdu Laboratuvarda. İlk sosyal anlamda konuşmalarımız o zaman başlamıştı. Ona bakınca elim ayağım birbirine dolanıyordu, heyecan yapıyordum. Dersi anlatırken gayet rahatımdır, o da bunun farkına varmış olacak ki, hafif tebessümle artık yüzüme bakıyordu. “Hayrola, neden gülüyorsun?” diye sorduğumda, “Bu halini hiç görmedim, ondan gülüyorum!” dedi. “Aslında yırtık biriyimdir, ancak nedense senin tam bir afet olmandan kaynaklı bir durum!” dedim, güldü. Bendeki de fazla cesaret işte, neyime güvenip öyle bir laf ettiysem. Neyse artık gel zaman git zaman, haftasonları ders aralarında bakışmalarımız, konuşmalarımız daha da artmıştı, daha samimi olmuştuk. Bunu hissedebiliyordum. Hissimin yanlış çıkmamasını, Sedanın beni cebinden bir akşam vakti aradığında anladım. Evde bir müsabaka izlediğini, orda sorulan bir problemin yanıtını bilip bilmediğimi sordu, evde tek başına olduğunu ve kocasının kahvede olduğunu ifade etti. Sorusunu yanıtladım. Evde tek sıkıldığından bahsetti ve beni çaya çağırdı. Teklifini kibar bir dille geri çevirdim. O kadar da cesur bir tanesi değilimdir! Haftaiçi Perşembe günü benim öğleden sonra dersim yoktur. O gün öğlen gibi Seda beni aradı. 100 TL borç istedi. Ben de, “Olur.” dedim. Çaya çağırdım. Amacım uzun zamandır yapmaya çalıştığım şeyi yapmaktı. Aynı ortamda daha koyu sohbet etmek ona yakın olmaktı. Saat 13:30’da kapı çaldı, gittim açtım ve karşımda öğrencim değil de sanki bir afet duruyordu. Konu komşu görmesin diye hemen içeri buyur ettim. Girdi ve gayri ihtiyari buna sarıldım, kokladım ve öpbütün. “Beni görmeyeli topu topu 5 gün oldu, bu kadar özledin mi?” dedi. Hınzır bir bakışla “Özlemek ne demek canım, gözümde tütüyorsun!” dedim. Teni görkemli kokuyordu sarıldığımda. Çay, pasta vs. hepsi hazırdı. İkramettim. Çaylarımızı yudumlarken birbirimize ateşli bakışlarımızı atıyorduk. “Neden ben?” diye, kızların klasik sorusunu sordu. “Nedenini ben de inan bilmiyorum. Ama içimde sana karşı başından beri başa çıkamadığım bir duygu seli var!” dedim. Okuldaki konuşmalarından biliyordum esasen, kocasının A-Sosyal, kendi arkadaşlarının, akrabalarının evlerine misafirliğe dahi gitmek istemeyen, mal gibi birisi olduğunu ve onunla pek ilgilenmediğini. Evleneli 5 yıl olmuştu ve kocası ile artık resmiyet dışında hiçbir duygusal bağının kalmadığını sıklıkla yenidenlıyordu. Tekrardan açtım o konuyu ve herzamanki gibi dertliydi. Konuyu pek de uzatmaya niyetim yoktu ve, “Herzamanki gibi hoşsin, ama bugün bir diğer hoşsin. Bir içim su olmuşsun canım!” dedim. Çok güzeluna gittiği mimiklerinden belli oluyordu. Bu bana daha da cesaret veriyordu ve iyice yanına sokuldum. Saçlarıyla oynuyordum, saçlarını topladım. Kafasını kaldırdım ve bana doğru bakmasını ifade ettim. Göz göze gelmiştik artık. O ateşli dudaklarına yapışıverdim. O denli sıcak dudakları vardı ki, beni somururken dudaklarım adeta alev alev yanıyordu. Kaldırıp benim odaya götürdüm orada yatağıma uzandık ve öpüşmeye orada devam ettik. Yaklaşık 10 dakika öpüştük, elleştik, seviştik. Yalaşırken bir yandan o benim üsbütünü, ben de onunkini soyuyordum. Bir tek altımda boxerım kalmıştı. Önce benim boxerı, sonrasında da onun dantelli külodunu çıkardım. Artık ten tene değiyordu. Sikim Şahap füzesi gibi olmuştu adeta! Dudaklarını somurduktan sonra, boynunu, omzunu ve o hayranlıkla ellediğim, ara sıra da ısırdığım göğüslerini yaladım bitirdim. Göbeğinden, klitorisine, oradan da o hoşim amcığına indim. Zaten ıslanan bal kutusunu, hem içten hem de dıştan, dil darbeleriyle iyice ıslattım. Seda iyice gevşemişti ve artık kıvama gelmişti. Bir ten yalnız bu kadar beyaz olabilir. Bir vücut yalnız bu kadar bakımlı olabilir. O kadar am siktim, böylesini gerçekten de görmedim. Bacakları sütun gibi, göğüsler beş yıldır evli olan birine göre dip diri diyebilirim. Kalçalarını da söylemeden geçemeyeceğim. Onlar da Latin hoşlerin kalçalarını aratmaz. Belli ki, dün bütün bedenine ağdasını yapmış, sonra da hocasına gelmiş! Ayak bileklerine kadar öpbütün, yaladım. Sonra da 69 pozisyonuna geçtik. Yarrağımı öyle bir yalıyordu ki benim ufak oruspum, bu alanında uzman olduğu her durumundan belliydi. Tabi o arada ben de boş durmuyordum. Ufak dil darbeleriyle o hoşim kuyudan birkaç defa oldukça su çıkarttım. Teninin her santimetrekaresi şaşırtıcı kokuyordu. Bu koku ve ağzında benim yarrağı emişi artık kaçınılmaz sonu getirdi. Öyle şiddetli boşaldım ki ağzına, eminim döllerim bademciğine kadar ulaşmıştır. Daha sonradan onları peçeteye tükürdükten sonra, gidip bir bardak su içip yenidendan geldi yanıma. 5-10 dakika yine seviştik. Eee tabi öyle bir afet varken benim sikim hiç iner mi? Bana, “Sen nasıl bir Playboysun! Ağzımı doldurdun, ancak bakıyorum da halen kazık gibi!” dedi. “Ben öyle basit basit tükenmem, yanımda sen varken!” dedim. Ben sırtüstü uzanırken gelip benim matkabın üstüne oturdu. Önce yavaştan inip kalktı, sonra da üsbütüne çektim kendisini. Kalçalarından kavrayıp alttan inip kalktım, amına sert gidiş gelişler yapıyordum. Üsbütünde inim inim inlemeye başladı adeta. “Aşkım benim, birtanem, sik beni, içime boşal!” diye haykırıyordu. Ben de daha çok dayanamayıp içine oluk oluk akıttım menilerimi. Hareketsiz birkaç dakika altlı üstlü kaldık öylece. Sohbet ettik ve seksten ilk defa bu denli tad aldığını ifade etti ve bunu her hafta yenidenlamak istediğini kulağıma fısıldadı. Doğal olarak çok güzeluma gitmişti beğenilmek ve bu kadar hoş ve alımlı hem de genç birini sikmek. Banyoya girdik birlikte banyo yaptık. Tam çıkmak üzereydik ki, fikrimi değiştirdim ve o iç çamaşırını giymek üzereyken arkadan sarıldım sıkıca. Onu yenidendan yalamaya başladım. Kulaklarını, ensesini, sırtını, aşağılara inip o mükemmel kalçalarını hepsini yaladım, dilimle ıslattım. Tekrar ayağa kalktım, bir ayağını elimle kaldırıp duvara ykatiyendım. Bir yandan deli gibi öpüşürken bir yandan da benim Süper Mario’yu yenidendan Seda’nın bal kutusuna soktum…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

// reklam yeri pop-up popup popmyads.com